01 Nisan 2016 Cuma 13:00:00

'Allah canımı alacaksa Diyarbakır'da alsın'

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır'da dün PKK'nın bombalı araçlı saldırısında 7 polisin şehit olmasına değinerek, ''Korkmadık, korkmuyoruz, korkmayacağız. Allah canımı alacaksa işte dua ediyorum Diyarbakır'da alsın. '' dedi.
'Allah canımı alacaksa Diyarbakır'da alsın'
BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır'da dün PKK'nın bombalı araçlı saldırısında 7 polisin şehit olmasına değinerek, "Dün bu saldırıları yaptılar. Zannettiler ki Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbekirli Ahmet, bu saldırılardan korkar, Diyarbekir'e gelmekten çekinir. Zannettiler ki korkacağız. Buradan da haykırıyorum. Korkmadık, korkmuyoruz, korkmayacağız. Allah canımı alacaksa işte dua ediyorum Diyarbakır'da alsın. Burada, Kürt kardeşlerimle birlikte bu emaneti teslim edeyim" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır'ın, PKK'ya karşı operasyonların tamamlandığı ve halen 5 mahallesinde sokağa çıkma yasağı süren merkez Sur İlçesi'ne geldi. Davutoğlu'na eşi Sare Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Ali Şahin, Mehdi Eker, Mehmet Özhaseki, Recep Akdağ, Selçuk Özdağ, Çiğdem Karaaslan da eşlik etti.

"BİZİ AYIRAMAYACAKLAR"

Diyarbakır'ın merkez Sur İlçesi'ndeki tarihi Ulucami'de cuma namazı kılan Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu karşılamak için yaklaşık 2 bin kişi cami önünde toplandı. Davutoğlu'nun namaz kıldığı camide yer kalmayınca, bazı vatandaşlar cami önünde namaz kılarken, bazı kadınların da erkelerin arkasındra saf tuttuğu görüldü.

SIKI GÜVENLİK ÖNLEMİ ALINDI

Namazın ardından Davutoğlu, tarihi Hasanpaşa Hanı önündeki otobüsün üzerine çıkarak vatandaşlara seslendi. Davutoğlu'nun kanuşması sırasında hanın çatısında keskin nişancılar görev yaparken çevrede de çok sıkı güvenlik önlemleri alındı.

Kendisine verilen poşuyu takarak vatandaşlara göstererek konuşmasına başlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır'a her fırsatta geldiğini belirterek, "Bilirsiniz her fırsatta Diyarbekir’e gelirim. Ben Konya’da doğmuş olabilirim, İstanbul’a aşık olabilirim ama ben ve bu kardeşleriniz ebediyen Diyarbakırlıdır. Aziz kardeşlerim semadan bakıldığında Sur bir yürek gibidir. Bize ecdadın emaneti olan Diyarbakır’ın her taşı azizdir. Canı feda edecek kadar azizdir. Aziz Diyarbekirliler, bilin ki yürekten Diyarbekirliyiz. Diyarbekir biziz, biz Diyarbekiriz" dedi.

O KARDEŞLERİNİZ SİZİN İÇİN GELMİŞTİ

Diyarbakır'da dün PKK'lıların 7 polisi şehit ettiği saldırıya değinen Davutoğlu, "Birileri yürekleri parçalamak istiyor. Bu vatanın tek yürek olduğunu gösteren Sur’umuzu parçalamak istiyor. Bugün buraya sizinle buluşmaya gelirken yüreğimde sadece Diyarbekir aşkı vardı. Aziz Ulucami ile buluşmak vardı. Ama bu buluşmayı bize çok gördüler. Dün 7 canımızı bizden aldılar. Biraz önce o 7 yiğidimizi Anadolu’nun köşelerine, Diyarbekir’in kardeşi Mersin’e, Niğde’ye, Erzurum’a, Bursa’ya gönderdik. O kardeşleriniz sizin için gelmişti. O kardeşleriniz bu minarelerden ezan susmasın diye gelmişti. Bu albayrak inmesin diye gelmişti. Diyarbekir, Şam gibi, Halep gibi tahrip olmasın diye canlarını feda ettiler. Onlar Ankara’da, Niğde’de, Mersin’de doğmuş olabilir. Ama artık onlar ebediyen Diyarbekirlidir. Bilin ki bugün o şehitleri Diyarbekir’den vatanın diğer köşelerine uğurlarken, ben de o merasimde söyledim. Artık emanetiniz Diyarbekir’in emanetidir. Diyarbekirliler, milletimiz, tarihimiz şahit olsun bu şehitlerin emanetlerine sahip çıkacak mısınız? Allah şahit olsun bu şehitlerin emaneti olan aziz vatanın birliğine bütünlüğüne sahip çıkacak mısınız? Bu Diyarbekir’i iman, sahabe diyarı yapan tek bir yürek kılan ecdat eserlerine camilere, minarelere, Dört Ayaklı Minare’ye sahip çıkacak mısınız? Bu ezan sesini dindirmek isteyenlere, Fatih Paşa’yı tarumar etmek isteyenlere gür bir sesle ‘Biz burayız, burada olacağız’ diyecek misiniz? Bizi ayıramayacaklar, bizi bölemeyecekler" diye konuştu.

"ALLAH CANIMI ALACAKSA DİYARBAKIR'DA ALSIN"

1 Kasım seçimini muhteşem bir zaferle kazandıklarını belirten Davutoğlu, seçimi kazandığında Hz. Mevlana'nın huzurunda, bugün ise Ulucami'nin huzurunda olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Hazreti Mevlana’nın huzurunda milletime söz verdim. Dedim ki, ‘Hazreti Mevlana’nın deyişi ile bu topraklara sevgi tohumları ekmeye’ geldik. Biz kardeşlik, sevgi ve muhabbet derken, onlar nefret tohumu ekmeye çalışıyorlar. Biz size güveniyoruz. Biz her zaman Diyarbekir'in vicdanına ve kardeşliğine güveniyoruz. Dün bu saldırıları yaptılar. Zannettiler ki Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbekirli Ahmet bu saldırılardan korkar, Diyarbekir’e gelmekten çekinir. Aziz Diyarbekirliler biz bunlardan korkar mıyız? Biz bu alçakların saldırılarından, tehditlerinden Ulucami’yi bırakır mıyız? Siz bizi tanıdınız, biz sizi tanıdık. Allah şahit olsun, Konya ne kadar emniyet içinde olacaksa, Diyarbakır de o kadar emniyet için de olacak. Konya ne kadar huzurluysa, Diyarbakır de o kadar huzurlu olacak. Onlar Ankara’da otobüs durağında bekleyen mazlumları şehit ettiler. İstanbul’da kardeşlerimizi şehit ettiler, Diyarbakır’daki kardeşlerimizi şehit ettiler. Zannettiler ki korkacağız. Buradan da haykırıyorum. Korkmadık, korkmuyoruz, korkmayacağız. Allah canımı alacaksa işte dua ediyorum Diyarbakır’da alsın. Burada, Kürt kardeşlerimle birlikte bu emaneti teslim edeyim. Ama bizi bir adım bile geri attıramayacaklar."

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Meclis'te bir çağrıda bulunduğunu hatırlayarak, "Bu çağrıya buradan da ses vermek istiyorum. Herkes bir diğerine selam versin. Komşusuna selam versin. Türk müsün, Kürt müsün, Zaza mısın, Arap mısın, Sünni misin, Alevi misin demeden selam versin. Bu seferberliği bugün Diyarbekir’den bir kez daha haykırıyorum ve selamların en güzeli ile size selam veriyorum" dedi.

"ONLARIN YIKTIĞINI BİZ YAPACAĞIZ"

Diyarbakır'a Sur'la ilgili ihya planının açıklamak için geldiklerini belirten Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Söz verdiğimiz gibi, onların yıktıkları, yaktıkları her taşı yeniden imar edeceğiz. Her esnafın zararının karşılayacağız. Onların tahrip ettiği her evi ve sokağı yeniden imar edeceğiz. Onlar yıkarsa, biz yapacağız, onlar yakarsa biz daha güzelini inşa edeceğiz. Biz ebediyen kardeşiz diye haykıracağız. Diyarbekir sana teşekkür ederim, bunlara itibar etmediğin için teşekkür ederim. Bunların tuzaklarına provokasyonlarına fırsat vermediniz. Nevruz’da Diyarbekir’i kana bulamak istediler, sizler destek vermediniz. Ama bakın sadece selam vermeye geldim. Binlerce Diyarbekirli göğsünü açtı. Onlar sizinle buluşamazlar. Biz ise her zaman sizinleyiz. Allah yolumuzu, daima kardeşlerin yolu eylesin. Bu Sur’un her taşını koruyacağız. Bunlar diyorlarmış ki, burayı insansızlaştıracaklar. Aksine Sur’u aziz Diyarbekirlilerle buluşturacağız. İnsanların ebediyen barış içinde dolaştığı güzel bir mekan eyleyeceğiz. Bunlar diyorlarmış ki ‘kentsel imar adı altında buradaki yapı değişecek.’ Hayır, hepsini koruyacağız. Esnafın yaralarını saracağız. Eksiklerini, gediklerini tümüyle onaracağız. Evini terk eden kardeşlerimize yardım ettik, yardım edeceğiz. Söz veriyorum, daha güzel evlerde oturacaklar, daha huzurlu yaşayacaklar. Tahrip edilen okulların daha iyisini bu güzel gençler için yapacağız. Hiçbir gencimizi barikatların, çukurların içinde kaybetmeyeceğiz. Diyarbekir anneleri bir daha ağlamayacak."


SUR BULUŞMASI'NA KATILDI

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır'ın tarihi Hasanpaşa Hanı'nda Sur İlçesi'nin yeniden yapılmasıyla sivil toplum örgütü temsilcileriyle 'Sur Buluşması' toplantısında bir araya geldi. Sur'un yeni halinin sinevizyon gösterisinin de yapıldığı toplantıda konuşan Davutoğlu, Diyarbakır'a gelmek için büyük bir heyecanla hazırlık yaparken dün, yürekleri parçalayan bir haberin tüm Türkiye'ye ulaştığını, 7 canın hainler tarafından korkak bir tuzakla şehit edildiğini söyledi.

Davutoğlu, "Emin olun bu acıyı en fazla Diyarbekirliler hissetti. Çünkü onlar kendilerine geleni, muhabbetle karşılayan insanlardır. Allah bilir bu Hasanpaşa Hanı ne kadar farklı milletten, ırktan, dinden, mezhepten insanı kucağına aldı, bağrına bastı. Bu sokakların, bu kültürün mirasından mahrum olanlar, Diyarbakır halkına huzur vermek için gelen 7 kardeşimizi şehit ettiler. 30'a yakın vatandaşımız ve güvenlik görevlimiz de hastanede. Onlar buraya farklı şehirlerden gelmiş olabilirler ama buradan giderken hepsi artık Diyarbakırlı'dır. Onlar ebediyen Diyarbakır'ın hafızasında ve Diyarbakırlıların duasında olacaklar. Dört ayaklı minareye bakan herkes, kendisinden bir şey bulur. Hepimizin, zihnimizi bu ortak kültürümüzün temellerinden koparmadan düşünmemiz lazım" dedi.

Başbakan Davutoğlu, 7 Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkan siyasi tablo dolayısıyla ülkenin kaosa, krize düşeceğini hesap eden bölücü terör örgütü ve hain odakların içeride ve dışarıda harekete geçtiklerine dikkati çekerek, "Silahlı isyan çağrısında bulundular. Daha önce 6-7 Ekim olaylarında olduğu gibi şehirlerimizi tarumar etmek için bütün güçleriyle harekete geçtiler ve zannetiler ki onlar bu memleketi bir araya getiren, bu yüreği bütünleştiren ana değerleri parçalayabilecekler. 23 Temmuz'da hepinizin bildiği gibi huzur ve demokrasi güvenlik operasyonlarını başlatmak zorunda kaldık. Onlar yakmaya, yıkmaya tahrip etmeye çalışırken, biz kamu düzenini inşa etmeye, her yerde barışı, huzuru hakim kılmaya çalıştık" diye konuştu.

İKİ HUSUSTA YANILDILAR

Başbakan Davutoğlu, çözüm süreci ile bütün tıkanıklıkları aşmaya, bütün yolları, bütün engelleri aşarak bir birlik yoluna çıkmaya çalıştıklarını ifade ederek, "Onlar, verdikleri, yaptıkları bütün eylemlerle yeni barikatlarla şehirlerimizi, ilçelerimizi, Sur'umuzu parçalamaya çalıştılar. Çukurlar kazdılar, barikatlar kurdular, el yapımı bombalarla insanların günlerini, gecelerini kararttılar ve zannettiler ki bu devlet acizdir ve onlarla mücadele etme cesareti ve kararlılığı göstermeyecektir ve zannetiler ki bölge halkı onların yanında yer alacak. Bu iki hususta da yanıldılar ve yanılacaklar" dedi.

BU SİZİN DEVLETİNİZ

Davutoğlu, "Devletimizin şefkat gücünü de, şefkat elini de, kudret elini de birlikte kullandık, kullanacağız" diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Devletimiz dediğimizde aziz Diyarbekirliler, bu sizin devletiniz, bu 78 milyonun devleti, hiç kimse bu devlete tek başına malik değildir ve hiç kimse bu devletin vatandaşlarının herhangi bir kesimini ayırma, dışlama hakkına da sahip değildir. Hep beraber kamu düzeni derken, hepimizin düzeninden bahsediyoruz, hepimizin huzurundan bahsediyoruz. Biz bütün bu hesapları bozma amacıyla en kararlı bir şekilde terörün üstüne gittik. Terörle mücadelede hiçbir tereddüt göstermedik ve bir kez daha Diyarbekir'den ilan ediyorum, Sur'un bütün sokakları gibi, Cizre'nin, Silopi'nin bütün sokakları gibi, Diyarbekir'in bütün sokakları, Mardin'in, Bingöl'ün, Van'ın, Bitlis'in, bütün güzel şehirlerimizin tüm sokakları, bu güzel mekanların, bu güzel ülkelerin dağları, ovaları, vadileri huzur ve sükun bulana kadar da gece, gündüz uyumayacağız, terörle mücadeleye devam edeceğiz. Bir tarafta bu kararlılığımız varken, bir tarafta devletimizin kudret eli varken emin olunuz ki, şefkat elimizle de bütün halkımızın yanında olacağız, ellerini tutacağız, gözlerine bakacağız, yüreğimizi yüreklerine değdirip, 'Bu yürekleri kimse parçalamayacak' diye haykıracağız."

HİÇBİR VATANDAŞIMIZI YALNIZ BIRAKMAYACAĞIZ

Terörün getirdiği ızdırapları yaşayan Silopi'de de, halkla yan yana geldiklerini aktaran Davutoğlu, Diyarbakır ve Silopi'de yaşadığı iki anısını şöyle anlattı:
"Birisi, Kurban Bayramı'nda Ulu Cami'de, Mehdi Bey arkadaşlar hatırlayacak, yanımda ihtiyar bir Diyarbekir beyefendisi vardı, elimi tuttu, dualar etti, 'Bizi yalnız bırakmadığınız için Allah razı olsun, bizi yalnız bırakmayın' dedi. Silopi'de de yine cuma namazında 90 yaşını muhtemelen aşkın bir dedemiz, eline sarılıp öpmeye çalıştığımda dualar etti, 'Bizi bırakmayın, bizi terk etmeyin' dedi. Allah şahit olsun, millet şahit olsun, tarih şahit olsun hiçbir zaman, hiçbir vatandaşımızı bunların insafına terk etmeyecek, yalnız bırakmayacağız. Bunu yüreğimden gelerek, yürek diyarı Sur'da zikrediyorum ve aynı şekilde hiçbir vatandaşımızın mağdur olmasına da izin vermeyeceğiz.
Türkiye 90'ların Türkiyesi değil, 80'lerin Türkiyesi değil, daha önceki dönemlerin Türkiyesi değil. Türkiye'de milletin her kesiminin verdiği oylarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek seçmen sayısına, yüzde 49,5 oyla gelmiş bir iktidar var. Biz bu anlamda, bize oy versin, vermesin her vatandaşımızı hem temsil ediyor hem hakkını korumaya kararlı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz."

VATANDAŞIMIZIN RIZASI DIŞINDA TEK BİR ADIM ATILMAYACAK

Davutoğlu, Birlik, Huzur, Demokrasi Eylem planı çerçevesinde Sur'u da yeniden inşa ve ihya edeceklerini duyurduklarında, bazı kesimlerin birtakım dedikodularla vatandaşın kafasını karıştırmaya çalıştıklarını belirtti. "Sur'u insansızlaştırmak istiyorlar, Sur'dan Diyarbakırlıları çıkarmak istiyorlar, Sur'u kentsel dönüşüm ile yüksek katlı binalarla rant alanı haline getirmek istiyorlar" gibi dedikodular çıkarıldığını aktaran Başbakan Davutoğlu, "Bre insafsızlar, siz bizim yüreğimizdeki Diyarbekir sevgisini, siz bizim zihnimizdeki tarih idrakini bilseydiniz, aynaya bakmaya utanırdınız. Bizim için bunların hepsi kutsal bir emanettir. Açık ve net ilkemizi en önden söylüyorum. Diyarbekirlilerin ve Sur'da yaşayan vatandaşlarımızın rızası hilafına tek bir adım atılmayacaktır. Her şeyi sizlerle konuşarak, sizlerle birlikte yapacağız. Sizinle istişare ederek, konuşarak yapacağız ama Sur'u da bu haliyle, teröristlerin yıktığı, tahrip ettiği bu haliyle de bırakmayacağız. En güzel şekilde inşa edeceğiz, yangın yerinde Allah'ın izniyle gül yetiştireceğiz. En önemli ilkemiz bu. İnsanımızın hayat hakkı, insanımızın huzuru, temel hak ve özgürlükleri söz konusu olduğunda akan sular durur. İnsanımızı koruyacağız, mağduriyetleri gidereceğiz ve insanımızın mekanla ilişkisini kesinlikle bozmayacağız" dedi.

VATANDAŞLARIMIZ MAĞDUR EDİLMEYECEK

Davutoğlu, mülkiyet hakkına kesinlikle riayet edileceğini belirterek, mimari çalışmalar yürütülürken insanı, tarihi ve mimari dokunun kesinlikle korunacağını, bunu bir taahhüt olarak belirttiğini kaydetti. Davutoğlu, "Hiç kimse tereddüt etmesin, burada mülkü olanlar ellerindeki imkanlarıyla neler yapabileceklerse mimari planlama içinde yapma hakkına sahip olacaklar. Kirada olanlar kira öder gibi, mülk sahibi olacak şekilde düzenleme yapıyoruz. Kötü kentleşme esnasında gelip buralarda çok kötü şartlarda evlerde yaşayan vatandaşlarımız kesinlikle mağdur edilmeyecek. Gecekondu, işgalci gibi konumda olanlar dahi her biri en iyi şartlarda, çağdaş ev imkanlarına sahip olacaklar. Bu konuda hiç kimsenin tereddüt etmesin" dedi.
Davutoğlu, Sur'dan çıkan hiçbir vatandaşın açıkta kalmayacağı konusunda gerekli ilgililere talimat verdiklerini ve takipçisi olduklarını söyledi. Her vatandaşa barınak, kira yardımı yapıldığını, barınacak yeri bulamayanları otellerde ağırladıklarını anlatan Davutoğlu, "Eğer Diyarbakır uyuyamıyorsa, biz de uyuyamayız. Diyarbekirli kardeşlerim emin olsunlar, vatandaşlarım emin olsunlar, hiçbir tezvirata kapılmasınlar, acele kamulaştırma gibi tamamıyla hukuki bir süreç anlamında attığımız adım, onların temel hak, özgürlükleri ve mülkiyet haklarını kesinlikle tehlikeye sokmayacağı gibi teminat altına alacaktır. Bu terör örgütünün yaptığı tezvirata hiçbir şekilde izin vermesinler. Bunu söylemek için buradayım. Zaten Diyarbakır'ı özlemiştim ama bu tezviratların yayıldığını görünce bizzat gelip, mekanında olayın ve sürecin dokusunu, doğasını Diyarbekirli vatandaşlarımla paylaşmak istedim" dedi.

"SUR'DA EVİM OLSUN İSTİYORUM"

Başbakan Davutoğlu, Diyarbakır'ın kendilerini son derece güçlü bir mesajla ağırladığını belirterek, "Biz de bütün imkanlarımızla gereğini yapacağız. Her zaman Diyarbakır'da olacağız. Biz bu topraklara sevgi tohumları ekmeye geldik. Bir idealimden de bahsedeyim. Sare Hanım'a söyledim. Sur'da bir evim olsun istiyorum. Her bir ilçe için ayrı ayrı çalışıyoruz. Amacımız insanı korumak, mekanı korumak. Zamanın dokusuna uygun şekilde hayatı normalleştirmek. İnsanı korumayan, insana hitap etmeyen hiçbir proje karşılığını bulamaz. Sur'u barikatlarla yaşanmaz hale getiren. Hastanelere girişi engelleyenler karşılarında çok kararlı bir irade görünce burada barınamadılar. Başka bir hesabın içine girdiler. Sur'u da ihya ve inşa edeceğimizi duyurduğumuzda birtakım dedikodularla vatandaşlarımızın kafasını bulandırmaya çalıştılar. Sur'u insansızlaştırmak istiyorlar dediler. Sur'u kentsel dönüşüm ile rant alanı haline getirmek istiyorlar dediler" dedi.

BİNALAR ULUCAMİ'NİN MİNARESİNDEN YÜKSEK OLMAYACAK

Sur İlçesi'nde vatandaşın rızası dışında hiç bir adım atılmayacağını belirten Davutoğlu, "Sizinle istişare ederek yapacağız. Sur'u bu haliyle bırakmayacağız. En güzel şeklilde inşa edeceğiz. Yangın yerinde gül yetiştireceğiz. Mülkiyet hakkına riayet edilecek. Mimari doku kesinlikle korunacak. Kimse tereddüt etmesin. Burada mülkü olanlar eldeki imkanlarla neler yapılacaksa yapma hakkına sahip olacaklar. Kirada olanlar kira öder gibi ev sahibi olacak şekilde düzenleme yapıyoruz. Vatandaşlarımız hangi siyasi görüşte olursa olsun her birini en iyi şartlarda konut imkanına kavuşturacağız. Valimizi sürekli takip ettim. Sur'dan çıkan hiçbir vatandaşımız açıkta kalmayacak dedim. Diyarbakır uyuyamıyorsa biz de uyuyamayız. Acele kamulaştırma gibi tamamen hukuki adım onların mülkiyet haklarını kesinlikle tehlikeye sokmayacağı gibi teminat altına alacaktır. Sur'un rant alanı haline dönüştürüleceğini iddia edenler, hiçbir bina dışarıdan bakıldığında Ulu Cami'nin minaresinden yüksek olmayacak. Bu size tahaadümüzdür. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı danışma ofisleri kuracak. Rıza dışında bir şey yapmayacağız. Bu çerçevede Sur'un mekanının korunması iki ana temele dayanacak. Birisi UNESCO kültürel mirası ilan edilmişti. Bir kere bu miras çerçeve dışında tek bir adım atılmayacak. İkincisi de 2012 yılında koruma amaçlı ilan planı esas alınacak. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyesi tarafından da onaylanmış plandır. Onlar neye karşı çıkıyorlar? devlet ile milletin bütünleşmesine karşı çıkıyorlar. Kaygıları kendilerinin istismar edeceği bir alanın yok olmasıdır. Toledo dediğimde farklı yere çektiler. Bunlar medeniyet cahili. Toledo'nun her bir kulesinin birbirine benzediğini bilmez. Çünkü zihinleri ya Franco'ya ya da Stalin'e çalışır. UNESCO gibi kültür mirasına alındığını da bilmezler. Öyle bir biblo şehir kuracağız ki herkes buraya akacak" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, daha sonra Diyarbakır Asker Hastanesi'nde operasyonlar sırasında yaralıları ziyaret etti.

Bazı Haberler